AVCI Diving Center,Antalya,Diving,Turkey,Diving Antalya,Antalya Diving,AVCI,Mehmet AVCI,Asia Dive Centre Center - www.avcidiving.com - info@avcidiving.com
Bugün : 8 Eylül 2010 , Çarşamba
Dalış tarihi hakkında bilgi edinin.
12 Mayıs 2009 Salı
   

SCUBA’NIN TARİHÇESİ

İnsanoğlu uçamaz ve dalamaz ama yine de varoluş tarihinden beri yeryüzünde olan biten her şeyi ve her yerini merak etme duygusunun oluşumuyla birlikte, insanoğlu suni de olsa hem uçmuş, hem de dalabilmiştir. Bu merak duygusu sonucunda uzayın derinliklerini, ayı, güneşi ve gezegen sistemlerini çözmüş; okyanusların en derin tabanlarını, belki balıkların bile gidemediği en derinleri fethetmeyi bilmiştir.

İnsanların atalarına yuva olan denizlerin altına, derinlerine inme uğraşı çok çok eski tarihlere dayanır. Bu konu hakkındaki bilgiler net ve kesin olmamasına karşın; daha yazıyı keşfetmemişken dalış yaptıkları biliniyor. Doğu Akdeniz, İran Körfezi, Pasifik Adaları ve hatta Tierra del Fuego’nun buzlu sularında dahi yaptıkları belgelemelerle bu dalgıçlar birer efsane olmuşlardır.
Denizlerden yiyecek ve hazineler getiriyor ve böylelikle mitolojiyi de canlı tutuyorlardı. Sümer kahramanı Gılgameş, denizin dibinden ölümsüzlük otunu bulup getirmiş ancak daha sonra kaybetmişti. Bilgiler her ne kadar dilden dile yayılarak günümüze ulaşmış olsalar da, bu öncü kişiler 50-60metreye varan ve 2 dakika süren dalışlarıyla çıplak dalışı mükemmeleştirmişlerdir.Bu kişilerin edindikleri bilgiler ve teknikler nesilden nesile aktarıldı. Ancak 19. yy’ın sonlarına gelindiğinde bilim ve teknoloji, insana yeni dünyanın kapılarını açacak olan metotları ve aletleri sunabilmişti ve artan nüfusla birlikte endüstriyel patlama dalış teknolojisini dramatik olarak geliştirmişti.

Neden insanoğlu dalmak konusunda bu kadar azimliydi? İçinden geldikleri, doğdukları ve köken aldıkları denizler acaba insanoğlunda bilinçaltından gelen bir dürtü mü oluşturmuştu? Belki de doğrudur; ama aslında oluşan bu bilinçli ilerleme, daha çok asla bastıramadıkları “macera ve özgürlük” içindi. Bedenlerinin ağırlıklarını hissetmeme çabası, özgürlük duygusu ve yüzeydeyken hayal bile edemedikleri bir dünyayı, sualtını keşfetme macerası!

 

 
Günümüzde bu azmin nedenleri biraz daha gerçekçi olmaya başlamıştır. Dalış; yapılması gereken bir olguysa, bir anlamı ve düşük maliyeti olmalıydı. Hava soluyan dalgıçlar; kurtarmada, inci ve mercan toplamada, istiridye tarlalarında, jeolojik, biyolojik ve davranış araştırmalarında,speleoloji ve denizaltı arkeolojisinde insanın önemini kanıtladılar. Daha derin dalışlar yapılmaya başlandıkça, gaz karışımları, dekompresyon odaları, haberleşme aygıtları, güçlü cihazlar gibi son derece pahalı ihtiyaçlar doğmaya başladı. Bu nedenle de, uzaktan kumandalı, kameralı sualtı aygıtlarına, insanları yüzey basıncında tutabilen kapsüllere yatırım yapmaya başladılar. Daha sonraları ise robotlar ortaya çıkarak derin dalıcılarla robotlar rekabete girmeye başladı.

 

DERİNLERİN SESSİZ ÇAĞRISI
Günümüzde mavi kıyılar yani denizler insanoğlunu, mıknatısın demiri çektiği gibi kendine doğru çekmektedir. Aslında bu çekim sanıldığı kadar eski değildir çünkü ilk insana bakılırsa, onun avlandığı yerler denizlerden çok öncelikle karalardı. İnsan denize, evriminin kökenlerine geri dönme isteği içgüdüsüyle yaklaşıyor demek, pek de inanılmaz bir düşünce olmayacaktır. Her şeyden önce deniz, aslında insana pek davetkar ve sevecen yaklaşmaz. Örneğin fırtınalar denizcilere çok pahalıya mal olmakta ve içlerinden çoğunun ölümüne neden olmaktadır. Su, aslında soğuktur ve suların derinlerinde pek çok keşfedilmemiş ve zararlı olabilecek canlılar mevcuttur. Ancak süper kahramanlar, Gılgameş gibi 4000 yıl önce denizin dibine dalarak ölümsüzlük otunu arayan ve Glaucos gibi bu otu yiyerek ölümsüzleşen ve okyanuslara dalan dalgıçlardır.
Konu ile ilgili en eski kayıtlar Akdeniz’de sünger toplamak için dalan Yunanlılarla ilgilidir. Aristo, ağır zırhlarının altına bu süngerleri koyan askerlerden bahsederek süngerlerin önemine değinmiştir.
İnci Avcılığı : Geleneksel inci avcılarının en romantikleri Güney Pasifik’teki Tuamotu takım adalarının inci dalıcılarıdır. Dalgıçlar işlerini, kendilerini köpekbalıkları ve mürenlerden koruyacak dualarıyla başlatırlar. Çabuk ve derin soluk verişlerinde, ıslık sesleri çıkardıkları hiperventilasyona başlarlar. Ayak baş parmaklarına, bir ucunda ağır bir taşın olduğu ağırlıklarını bağlayarak tekneden suya atlarlar. Ayaklar önde olmak üzere aşağıya doğru hiç güç harcamadan inerler. Yanlarına aldıkları tek alet ise ellerini berelenmekten koruyan eldivenleri ile sepetleridir. Dalgıçlar, kendi kendilerine su yüzeyine çıkarlar ve eğer bölge verimliyse aynı noktada bir düzine dalış yapabilirler. Günlük ortalama 40 dalış yapan bu avcılar, 150-200 kabuk toplarlar ve 40 metreye varan derinliklere inerler.

Söz konusu deniz olduğunda Japon kadınlarının mükemmel dalgıçlıklarından bahsetmek gereklidir. Her ne kadar bir zamanlar sadece inci için dalıyorlardıysa da, bugün 30 000 kadarı temel olarak yiyecek bulmak için dalmaktadırlar.zamanla bu yörelerde erkekler de işin içine girmişlerdir ancak günümüzde bu işi yapan yalnız birkaç erkek kalmıştır. Kadınların cilt yağ dokusu fazla olduğundan, soğuk suya karşı daha dayanıklı olmuşlar ve erkekler genelde yüzeyde kalıp, kadın dalgıçlara yardım etme işlerine bakmışlardır. Belki, fizyolojik farklılıktan daha da ötesi, kadınların aldığı eğitimdir. Kadınlar dalmaya 11-12 yaşlarında başlayıp, 60larına kadar sürdürmektedirler. Dalış aktivitesi çok az kas kuvveti ve fakat yüksek soğuk direnci ve vücut kıvraklığı gerektirmektedir. İşte bu nedenle kadınlar mükemmel dalgıçlar olmuşlardır.

İlk askeri dalgıçlar kimlerdi? Bu sorunun cevabını bilmiyoruz ama MS 5.yyda Siyon’lu Siliyas ve kızı Siyana Pers Kralı Xerxsin, savaş gemilerini demir iplerini kesmek için dalış yapan 2 ünlü antik çağ dalgıçlarıdır. Korkunç fırtınada demirlerinden kurtulan gemiler, karaya doğru sürüklenerek batmışlardır. Bu iki dalgıç, daha sonra batan gemilere dalarak, onları talan etmişlerdir. Aynı zaman içinde Yunanlı tarihçi Thucydides, Sfaktria adasını abluka altına alan Atina gemilerinin altından Ispartalılara malzeme taşıyan dalgıçlardan söz eder. Atinalılar, bu fikri sonradan benimseyerek kendilerine dalgıç edinmişlerdir. Dalgıç askerlerinin kullanımının en çarpıcı örneği ise, Büyük İskender’in MÖ 332’deki Tyre kuşatmasıdır. Burada dalgıçlar Fonikyalıların sualtına koydukları savunma öğelerini tahrip etmişler ve rivayete göre de İskender bu operasyonu camdan bir fıçının içine girerek seyretmiştir.

 


DAHA DERİNLERDE DAHA UZUN SÜRELER
Yüzyıllardır süren uğraşların sonucunda dalış teknolojisinin ulaştığı yere karşın, hala insanın derinlik ve zaman konusunda çeşitli kısıtlamaları vardır. Bunun en önemli nedenlerinden biri de, solunana gazın cinsidir. En ideal gaz karışımı nitrojenin bulunmadığı, fakat oksijenin de parsiyel basıncının hayatı devam ettirebilecek ideal seviyede tutulabildiği karışım cinsidir. Oksijenin inert bir sığlaştırıcı olarak, nitrojenin yerine kullanıldığı bir takım gaz karışımları denenmiştir. Bunlardan en verimlileri Helyum ve Hidrojen olmuştur. Amerika’da Helyum bol bulunmasına karşın devlet tekeli nedeniyle pahalıya mal olmakta ve dolayısıyla Hidrojenin de bol olması ve maliyetinin düşüklüğü nedeniyle daha çok tercih edilmiştir. Ancak Hidrojenin Oksijen ile karışımlarında belli yüzdeler aşıldığı zaman patlayıcı özellik göstermektedir. Daha 1917 yılında Elihu Thomson Helyumu Nitrojen yerine kullanmayı önermiştir. Yapılan deneyler Helyum- Oksijen karışımlı dalışlarda (Heliox) 400metreye kadar derinliklerde her hangi bir yan etki göstermemiş ve derin dalışlarda solunumu kolaylaştırdığı gözlenmiştir. Marsilya’daki ileri Deniz Araştırmaları Merkezi bu karışımın 600metreye kadar kullanılabileceğini belirtmiştir.

Ama Helyumun biz insanlara belirli dezavantajları vardır. Her şeyden önce çok ileri bir teknoloji gerektirmektedir ve ekipmanı pahalıdır; dahası vücut ısısının solunum yoluyla kaybına neden olmaktadır.

 

 

İLERLEMELER

 


Bugün bildiğimiz klasik açık sistem SCUBA ünitesi, sualtı dünyasının milyonlarca insan tarafından tanınmasını sağlamıştır. Emniyetli ve kolay kullanılabilir olmasına karşın, hala çeşitli sorunları vardır. Havanın sıkıştırıldığı durumlarda Nitrojenin ve Oksijenin yarattığı zorluklar, çok gürültülü olması, büyük miktarda havanın harcanması sonucu dip zamanının kısalığı buna verilebilecek örneklerdir.

En son gelişmelerde Helyum, Nitrojenin yerini alan gaz olmuştur. Solunum cihazlarında bulunan elektronik malzeme sayesinde Oksijenin parsiyel basıncı daha güvenilir olarak kontrol altına alınmıştır. Kapalı olan sistemlerde karbondioksit, kimyasal absorbantlarla ayrıştırılıp, kalan Oksijen yeniden kullanıma verilmekte ve bu işlem sırasında suya kabarcık çıkmamaktadır. Tamamen bilgisayar eşliğinde olan bu sistemler son derece sessiz çalışmaktadırlar. Yine bu tür malzemeler sayesinde, eğer iyi dekompresyon imkanları sağlanmışsa, dalgıçlar her hangi bir derinlikte, 6 saate varan süreler kalabilmektedirler.

Aslında kapalı sistemlerin bu avantajları amatör yaklaşımlar için uygun değildir. Zira çok uzun süren dip zamanları, derinlikler ve karmaşık kullanım teknikleri çeşitli diğer sorunlara yol açabilmektedir. Dolayısıyla bu durum, en azından şimdilik, sadece profesyonel ve askeri amaçlarla kullanımlarını gerektirmektedir. Aqua lung türü sistemler şu anda solunan havanın içeriği ve kullanım tekniği açısından en kolay ve ulaşılabilir olanlardır. SCUBA ekipmanıyla donatılmış bir dalgıç, sualtında yüzeyde yapabildiğimiz her işi yapabilir niteliktedir. Günümüzde 300metre, insan için ulaşılabilir bir derinliktir; ancak gaz karışımlarını solumamız söz konusu olduğu sürece, 600metre gibi bir derinlik bilinen en hafif gazın bile solunumunun çok zor olacağı bir ortamdır.

Diğer Haberler (Son 5)
2009 Sezonunda AVCI Dalış Merkezi Majesty Club Kemer Beach' ...
Cmas ve Padi standartlarında eğitim.
Yeni dalış bölgeleri ile ilgili çalışma.


     
 
Orfoz Dalış Teknemiz. Dalış Teknemiz. Dalış Teknemiz.
Dalış Teknemiz. Eski Anfor Sargozlar. Eski Devlet Bakanı Sn. Kürşad TÜZMEN
 
     

 

Sizce hangi sular dalış için daha elverişli?
Karadeniz
Akdeniz
Marmara
Ege
Bir fikrim yok
Eylül 2010
P S Ç P C C P
             
1 2 3 4 5
 
 
Anasayfa  |  Haberler  |  Duyurular  |  İletişim
 
 
AVCI Diving sitesinde mevcut olan bilgilerin doğruluk ve güncelliğini sürekli şekilde kontrol etmektedir.
Ancak tüm itinalı çalışmaya rağmen, web sayfalarındaki bilgiler fiili değişikliklerin gerisinde kalabilir.
AVCI Diving web sitesinde bulacağınız materyal ve bilgilerin kullanım hakkı gizlidir.

Majety Club Kemer Beach - © 2009 AVCI Diving Center, Tüm hakları saklıdır.